Depremde orta hasarlı binalara devlet desteği var mı ?

Hirsli

New member
Aslında ikisi de aynı problemin farklı yüzünü anlatıyor.

Bir deprem politikası yalnızca binanın ayakta kalmasını değil, o binada yaşayan insanların hayatlarını sürdürebilmesini de dikkate almak zorunda.

Yerinde dönüşüm ile güçlendirme aynı şey değil

Burada sık yapılan başka bir karışıklık da “orta hasarlı bina için güçlendirme desteği” ile “yerinde dönüşüm desteği”nin aynı sanılması.

Bunlar aynı mekanizma değildir.

Güçlendirmede mevcut yapının teknik olarak uygun yöntemlerle güçlendirilerek kullanılabilir hale getirilmesi hedeflenir.

Yerinde dönüşümde ise mevcut yapının yeniden yapılması söz konusu olabilir. 6 Şubat depremlerinden etkilenen illerde uygulanan Yerinde Dönüşüm Projesi kapsamında hibe ve kredi desteği sağlandı. Ancak bu programın başvuru ve ruhsat tarihleri zaman içinde değişti ve 2025 yılında bazı il müdürlükleri son başvuru/ruhsat tarihini 30 Haziran 2025 olarak duyurdu.

2026 itibarıyla bunun önemli sonucu şu: eski bir Yerinde Dönüşüm ilanındaki rakamı veya başvuru tarihini bugün otomatik olarak geçerli kabul etmemek gerekir.

Bununla birlikte programın fiilen ödeme üreten bir mekanizma olduğu da görülüyor. Örneğin Gaziantep Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Şubat 2026'da 4.403 bağımsız bölüm için Yerinde Dönüşüm kapsamında toplam 4 milyar TL ödeme yapıldığını açıkladı.

Bu veri önemli çünkü devlet desteğinin yalnızca kâğıt üzerinde kalmadığını, belirli koşulları sağlayan projelerde fiili finansman sağlandığını gösteriyor.

Orta hasarlı binalarda en büyük sorunlardan biri: Belirsizlik

Bence tartışmanın merkezinde yalnızca “devlet para veriyor mu?” sorusu olmamalı.

Daha önemli soru şu:

“Benim binam için hangi destek, hangi tarihte ve hangi şartlarla uygulanıyor?”

Çünkü iki farklı deprem bölgesindeki iki orta hasarlı bina aynı hukuki ve idari sürece sahip olmayabilir.

AFAD'ın 2025 planında da orta hasarlı binaların güçlendirilmesine ilişkin hasar tespiti, hak sahipliği, ön borçlandırma ve proje aşamalarının ayrı ayrı yürütüldüğü görülüyor.

Ayrıca 2025 yılında AFAD'ın bölgedeki değerlendirmelerinde orta hasarlı konutların yıkım veya güçlendirme süreçlerinin hâlâ gündemde olduğu açıklandı.

Bu da bize önemli bir şey söylüyor: Orta hasarlı binalar meselesi tek seferde çözülmüş ve bütün dosyaları kapanmış bir konu değil.

Bazı binalarda güçlendirme sürerken bazı dosyalarda yıkım süreci devam ediyor olabilir.

Devlet desteğinin güçlü tarafı ve sınırı nedir?

Güçlü tarafı şu: Afet mevzuatı, orta hasarlı yapılarda hak sahipliği şartlarını karşılayan kişiler için güçlendirme kredisi gibi mekanizmalar oluşturuyor. Ayrıca AFAD'ın planlama belgelerinde güçlendirme süreci açık biçimde afet sonrası iyileştirmenin bir parçası olarak ele alınıyor.

Sınırı ise şu: destek miktarı ile gerçek piyasa maliyeti arasında her zaman birebir eşleşme olmayabilir. Bunun yanında apartman kararları, teknik uygunluk, ruhsat, müteahhitlik kapasitesi ve maliklerin ekonomik durumu süreci doğrudan etkileyebilir.

Bu nedenle “Devlet destek veriyor” cümlesi tek başına yeterli değildir.

Asıl değerlendirme şu dört soruyla yapılmalı:

1. Ne kadar destek veya kredi kullanılabilir?

2. Bunun ne kadarı hibe, ne kadarı geri ödemeli?

3. Geri ödeme şartları nelerdir?

4. Destek, binanın gerçek güçlendirme maliyetinin ne kadarını karşılıyor?

Peki 6306 sayılı Kanun ile AFAD desteği birlikte düşünülebilir mi?

Burada da dikkatli olmak gerekiyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın açıklamasına göre 7269 sayılı Afet Kanunu kapsamında verilen haklardan yararlanmış olmak, tek başına 6306 sayılı Kanun kapsamındaki haklardan yararlanmayı otomatik olarak engellemiyor. Ancak 6306 kapsamındaki haklardan yararlanabilmek için ayrıca kanunun kendi şartlarının karşılanması gerekiyor.

Özellikle depremden sonra orta hasarlı olduğu tespit edilip daha sonra yıkılan bir yapının 6306 kapsamındaki haklardan otomatik biçimde yararlanacağı düşünülmemeli. Bakanlığın açıklamasında, yapının yıkılmadan önce 6306 kapsamında riskli yapı olarak tespit edilmiş olması gerektiği belirtiliyor.

Bu ayrıntı, özellikle “Binamız orta hasarlı, şimdi yıkalım ve kentsel dönüşüm desteği alalım” şeklindeki düşüncelerde büyük önem taşıyor.

Kadınların ve erkeklerin bakış açılarını birleştirince nasıl bir tablo çıkıyor?

Bir apartman toplantısını düşünelim.

Bir malik şöyle diyor:

“Güçlendirme raporunu görelim. Toplam maliyet nedir? Devlet kredisi ne kadar? Her daireye düşen ödeme ne olacak?”

Başka bir malik ise şöyle soruyor:

“Çocuklar üç aydır başka yerde kalıyor. Okula ulaşım zorlaştı. Güçlendirme ne zaman başlayacak?”

Bir başka kişi ise:

“Ben emekliyim, ek ödeme yapamam.”

Bir başkası:

“Binanın güçlendirilmesi mümkünse yıkıp yeniden yapmak yerine bu seçenek daha kısa sürebilir mi?”

Bu dört cümleye bakınca bunların hangisinin “kadın bakışı”, hangisinin “erkek bakışı” olduğunu kesin olarak söylemek mümkün değil.

Bence doğru yaklaşım da tam olarak bu.

Deprem sonrası karar mekanizmasını cinsiyetlere göre değil, ihtiyaçlara göre değerlendirmek gerekiyor.

Teknik güvenlik, ekonomik sürdürülebilirlik, çocukların ve yaşlıların ihtiyaçları, kira yükü, mülkiyet hakkı, komşuluk ilişkileri ve psikolojik belirsizlik aynı kararın parçalarıdır.

Sonuç: Orta hasarlı bina sahipleri neye dikkat etmeli?

Bugünkü tabloya göre “orta hasarlı binalara devlet desteği yok” demek doğru değil. AFAD tarafından hak sahipliği şartlarına bağlı olarak güçlendirme kredisi gibi destekler öngörülüyor ve afet sonrası iyileştirme planlarında orta hasarlı yapıların güçlendirilmesi ayrı bir süreç olarak devam ediyor.

Fakat “Devlet bütün masrafı karşılıyor” demek de doğru değil.

En önemli ayrım burada.

Orta hasarlı bir bina için önce güncel hasar tespiti ve hak sahipliği durumu, ardından teknik olarak güçlendirmenin mümkün olup olmadığı, sonrasında güçlendirme projesi ve ruhsat durumu, en sonunda da kullanılabilecek kredi/hibe ve geri ödeme şartları birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle 2023-2024 dönemindeki başvuru tarihlerini bugün geçerli sanmamak gerekiyor. 2025'te Yerinde Dönüşüm başvuruları için 30 Haziran 2025 gibi son tarihler ilan edilmişti; 2026'da ise bazı projelerin ödeme süreçlerinin devam ettiği görülüyor.

Bu nedenle dosya bazında güncel bilgi almak en güvenli yöntem.

Ve forum açısından bence asıl tartışılması gereken soru şu:

Sizce orta hasarlı binalarda devlet desteğinin önceliği güçlendirme maliyetini azaltmak mı olmalı, yoksa insanların kira, taşınma ve geçici barınma yükünü de daha güçlü biçimde karşılamak mı?

Bir başka soru daha: Apartmanınızda karar verirken teknik rapor ve maliyet hesabı mı daha belirleyici oldu, yoksa çocukların, yaşlıların ve aile düzeninin nasıl etkileneceği mi?

Bu iki tarafı birbirinin alternatifi olarak görmek yerine, güvenli bir binaya ulaşmanın hem teknik hem de sosyal bir mesele olduğunu kabul etmek belki de tartışmayı daha gerçekçi bir zemine taşıyabilir.

Kaynaklar ve güvenilir başvuru noktaları

AFAD – Orta Hasar Genelgesi: Orta hasarlı yapıların güçlendirilmesi, maliklerin karar süreci, ruhsat ve güçlendirme sürelerine ilişkin resmi açıklamalar.

AFAD – Afet Barınma Faaliyetleri: Orta hasarlı yapılara yönelik güçlendirme kredisi, nakdi yardım ve geçici barınma konusunda resmi bilgilendirme.

AFAD – Türkiye Afet Sonrası İyileştirme Planı 2025: Orta hasarlı yapıların güçlendirilmesine ilişkin güncel süreç ve kurumların görevleri.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı: Riskli yapıların güçlendirilmesi ve 6306 sayılı Kanun ile 7269 sayılı Kanun arasındaki ilişkiye dair resmi açıklamalar.

İl müdürlükleri: Yerinde Dönüşüm başvuruları ve uygulama süreçleri konusunda il bazındaki duyuruların ayrıca takip edilmesi gerekiyor. Örneğin Gaziantep İl Müdürlüğü 2026'da Yerinde Dönüşüm kapsamında yapılan ödemelere ilişkin güncel veri yayımladı.

Kaynak bağlantılarını metne eklememi isteGüncel tarih uyarılarını daha netleştirmemi iste

Kaynak bağlantılarını metne eklememi iste

Güncel tarih uyarılarını daha netleştirmemi iste

Kadın-erkek karşılaştırmasını daha tarafsızlaştırmamı iste
 
Üst